3 Şubat 2013 Pazar

Günöncesi


Öncelikle bu;



3. sezon finalini bu şarkıyla yapmışlar. Harika bir cover olmuş bence. Hatta ileri gidip Neil Young'tan daha iyi yapmışlar diyorum. Yine harika bir final olmuş önceki sezonlar gibi. Evet şu an 5. sezonda dizi, ben biraz geç başladım..
Neyse Sons Of Anarchy'den bahsetmek için gelmedim buraya tabii ki. Şarkı.. Ah bu şarkı.. 

Sert bir havada içini yumuşatan bir şarkı bu. Yazları pek sevmem ben zaten. Hep kış insanı olduğumu düşündüm bu zamana kadar. Üşümek terlemekten daha samimi geliyor bana. Fakat, artık daha bi zamansız hissediyorum kendimi. Önceden bunca saçmalığın içinde anca kendi varlığımdan güç alarak daha anlamlı hale getirirdim bunca şeyi ve hayatı. Bir zaman gelecekti. Biliyor ve hissediyordum. Bu boş inanç can yakıyor lakin. Tutumsuzluğumdan ileri gelen bunca bunaltı erteleri hayal kırıklığı olarak kalıyor. Çoğu zaman alkol avuntularıma sığınıyorum. Olmuyor tabii. Çıkışı göremiyorum. Esinti yok. İnandığım onca şey içimi boşaltıyor. Duygularım ve mantığım arasında kaosa sürükleniyorum. Beynim 5 parası olmayan Osmanlı gibi. 

Korkuyorum. Tüm bu mantık silsilesi içerisinde ileride hissizleşmekten öyle korkuyorum ki. Tanrım.. Heyecanlarım var benim. Hislerimi sıcak tutan taze kokulu heyecanlarım.. Hatırladıkça yavaşladığımı görüyorum. Bir kaç sene öncesinde kışın bu soğuğunda göbeği açık gezerdim. Kimsesiz bir cafenin seyirlik balkonunda okuma saatlerim vardı uzun uzun. Bir bardak sütsüz  filtre kahve, kültablada sönmeyen sigaram. Heveslerim vardı benim.
Öyle korkuyorum ki, gülümseyerek bir şey söyleyemeyecek olmaktan. Sıradanlığın hafifliğine kendimi bırakmak istiyorum, pamuk yükü bir mutlulukla yollara adapte olmak istiyorum.
Nafile bir çaba tabii. Olmuyor.
Sanki yaşı ilerledikçe suskunlaşıyor insan.
Oysa, gençliğimden başka verecek neyim vardı ki..


50 yorum:


  1. yüreğimin yanından geçen şu cümlelerin nasılda bir ah çektirdi anlatamam bugünlerde en çok dem aldığım bir mnevzuydu ve ne yazık ki sevgili Emilia tespitlerin doğru çözümse aldırmayan rahat insanlardan olma ki bu bize oldukça uzak gibi o güzel narin yüreğine sevgilerimi bırakıyorum usulca ...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. belki bir gün o bize uzak olan insanlar gibi oluruz. ne kadar rahat olabilirsek işte..
      yine sıcacık yorumun için teşekkür ederim..

      Sil
  2. Üşümeye başladıysan eyvah!!!
    yüreğini devre dışı bırakıp,
    akıllı olma zamanıdır derim!!!
    Naçizane..:-)
    Sen narin filizken gözümde,
    gönlüm incinme,kırılma ister
    nasihattır dikkate al derim:-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aldım bile :)
      Havalar soğuk ya, ondan aslında. pek narinliğim kalmadı malumunuz. hehe.
      Teşekkürler destiny. :)

      Sil
  3. ilerleyen yaşlar nedeniyle bence de bazı suskunluklar ya da gereksiz konuşmalar.daha da kötüsü yaşadıkça kaçınılmaz olduğunu görmek ve kabullenmek.bir insan ömrü evrimi gereği sanırım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insan ömrü evrimi. harika bir son oldu.
      zaman garip bir kavram.

      Sil
  4. Suskunluk hayata karşı küskünlük getirebilir. Küskünlük masum bir çocuk kadar dudak büküş gibidir. Bir dokunmayla ağlamaklı olan gözlerinden, sular seller gibi yaşlar akabilir. Sessiz bir ağlayışın arkasından, bir hıçkırık gelir ki derinden, adeta haykırırsın da karşı dağlar yıkılır. Haykırışların yine kendine kendi kendinedir. Bu ben miyim dersin aynaya baktığında. Oysa inancın umutlar ve bulutlar üzerindeydi senin.. Bir rahmet boşanır gökyüzünden, sanki bu ağlayışlar meleklerdendir senin.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne güzel yazdın profösör.
      inancım vardı benim, önce kendime.
      yağmur yağsın da sigara içelim..

      Sil
  5. "Sıradanlığın hafifliğine kendimi bırakmak istiyorum, pamuk yükü bir mutlulukla yollara adapte olmak istiyorum." diyorsun ya işte tam orada kendimi gördüm. Ben de sıradanlığın sahte de olsa o nahoş mutluluğuna kendimi bırakmak istiyorum. Ama düşüncelerim, hislerim buna izin vermiyor. Ama ne var biliyor musun? Sanki asıl kendimizi sıradanlığa bıraktığımızda hissizleşiriz diye düşünüyorum. Aslında içimizde yaşadığımız her bir çalkantının bizi biraz daha biz yaptığına, bizim biz olabilmemiz için önce canımızın biraz yanması gerektiğine aksi takdirde yaşadığımızın farkında olamayacağımıza inanıyorum. Belki buna inanmak daha kolayıma geliyor, ama inanıyorum çünkü aynı zamanda buna inanmak beni daha güçlü kılıyor.
    Düşündüren, ve bir o kadar içten çok hoş bir yazı olmuş. Yüreğine, ellerine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Acı çektikçe güçlendiğimiz doğru. Ama bu acıların dağ tepe oluşundan sonra olduğumuz/olacağımız kişi beni çok endişelendiriyor.
      herkes gibi sevebilmek, herkes gibi yaşayabilmek, herkes gibi düşünebilmek, ah düşünememek demeliydim, ve herkes gibi ölebilmek lazım bize.
      kendimiz olabilmek bile ne zor, tanrım.
      Daha güçlü olmanı isterim Sevgili Burcu, fakat acısız.

      Asıl ben bu güzel ve samimi yorum için teşekkür ederim. Bizler, biraz anlaşılmak istiyoruz malum..

      Sil
    2. Evet Emilia anlaşılmak istiyoruz, istiyoruz ama hiçbir zaman tam olarak anlaşılamıyoruz..

      Sil
  6. Canımm böyle kaygıların varsa bu durumun farkındaysan böyle biri olamazsın çevre çok zorlasa da o tarz bir insan olamazsın bence sen.Heyecanların hep taze kalsın,yaşam sevincin hep bol olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çevre değil ki zorlayan, korkum kendimden yana. Farkındalığımın getirisi mi olacak yoksa götürüsü mü bunu yaşlandığımda anlayacağım sanırım. O zamanlarda titrek ve kırışmış ellerimle yazarım buraya. :)

      "Heyecanlarımız", sevgili Bahar, hep taze kalsın..
      Teşekkür ederim bu güzel yorumun için.

      Sil
  7. nasıl da güzel şarkı......

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Değil mi.. İçine işliyor insanın.

      Sil
  8. ReklamTurko'dan Merhaba; Blog Tanıtımında uzman ekibimizle Ana Sayfada üzretsiz reklamlarınızı banner olarak yayınlıyoruz.! Blog sayfanıza linkler vererek arama motorlarının sayfanızı sürekli görüntülemesini sağlıyoruz.. Böylelikle ziyaretçileriniz kat kat artmış, ve blogunuz sürekli güncel kalmış oluyor. Ücretsiz reklam vermek için reklamturko.blogspot.com..

    YanıtlaSil
  9. Doğdum türkülerle , geldik yirmibeşe hala türküler..
    hal böyle olunca böyle şarkıları garipsiyorum , tek hoşnutum müzik sesi oluyor ki bu şarkı hakikaten alıp götürüyor uzaklara..
    Heycanlarına sahip çık Emilia.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu tip şarkıların; blues roc'n rolla, jazz, hatta indie, trip-hop vs. harika bir tınısı var. türkülerin yeri ayrı tabii.

      deniyorum safransarı, deniyorum.

      Sil
    2. Neden yazmıyorsun :\
      arayı çok açtın.

      Sil
  10. Seni hiç tanimiyorum sevgili Emilia, ama nacizane sunu diyebilirim ki; içinden geldigin gibi ol.. özlemlerini gerçeklestirmelisin belki? ya da var mi özlemlerin.. yoksa özleyemeyecek kadar durgunlastin mi? belki yastan degildir suskunlugun, baska bi seydir sebebi.. onu düsün.. ya da belki düsünemeyecek kadar yorgun hissediyorsundur. Yani, kolunu kipirdatamayacak kadar dinginken heyecanlarin geldiginde aklina baslayan kalp çarpintilariyla bir yerden baslamak istiyorsundur belki.. ya da ayni bu cümleler gibi devriksindir bu ara. Ama sunu unutma; seçimler senin oldugu sürece, iyi ya da kötü, pismanliklarin altinda ezilmezsin. Seçimlerin senin olsun...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yorumunu okuduktan sonra sağlam bir şekilde düşündüm Lethe. Pişmanlıklarım olmadı sanırım. Hep içimden geldiği gibi yaşadım çünkü. Hiç bir norm ya da hiçbir insan bana engel olmadı. Kendi düşünce trenlerimin altında ezilmekten ileri gelen yorgunluğum var, hayatım ve gidişatı kötü sayılmaz.
      Özlemlerim var mı? Elbette, ama bir insanı özlemiyorum. Hani iliklerimize kadar özleriz ya, olmuyor. Tanımadığım, bilmediğim şeyleri özlüyorum; dediğim gibi her şey benim beynimde.

      O kadar içtendi ki son cümlen. Çok teşekkür ederim Lethe. Seçimlerimiz bizim olsun.

      Sil
  11. dinlemeye aldım grubu.
    bi de hep gözüme taklıyor altta rober ile patti pek severim de.


    saçmalama be yaaaaa,
    ne demek heyecan kaybetmek.
    hayat daha başlamadı bileeee.
    allam unut sil geçmişi.
    delete delete.
    bak bu gece ilk gecen olsun hayatta.
    yap bunuuuu.
    hayat çok güzel ve heyecanlı kiiii.
    :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Harikalar dinlemeye alman iyi olmuş.
      Ouv. Patti ile Robert'ı bilmen ve sevmen mükemmel bir şey. Fotoğrafa tıklayınca da en sevdiğim şarkısı çalıyor. Hehe.

      Deep, hayat öyle tabii. Senin ne aldığın ve verdiğin önemli. Geçmişle bir sıkıntım yok lakin. Adı üstünde geçiyor :)

      Sil
  12. yaş ilerledikçe suskunlaşıyor insan çünkü söylediğin şeylerin karşılığını alamamak durumu artıyor. insan kendi kendine konuşmayı sevmez. sevdiğin zaman da deli oluyorsun sanırım. son yazıda söylemiştim, ''yirmi iki yaşında olmak böyle bir şey sanırım''. öyle işte.

    hem o hevesler bir daha gelirse, gitmemek üzere olsunlar. çünkü insan her zaman inanmak ister. ben her zaman bu inandığım şeylere ''ulan, ya gerçekse?'' diye bağlanırım. bağlanmak zorunda olduğumdan mı yapıyorum yoksa gerçekler mi ileride oturup düşünürüm. belki de bu söylediklerimi bile unuturum, bilmiyorum.

    ''Hep kış insanı olduğumu düşündüm bu zamana kadar. Üşümek terlemekten daha samimi geliyor bana.''

    kış en güzeldir. bir kere mandalina var :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Henüz 22 yaşındayız bir de değil mi, 60ımda bu yazılarımı okuduğumda ne düşünüyor olacağım o kadar merak ediyorum ki.
      Hevesler, biraz garip bir kavram. Hoş bana her şey zaman zaman garip geliyor. İnanıp inanmamanın çok da önemli olmadığını hissettiğim bir zamandayım. İleride ne olur hiç bilmiyorum ki. Belki ben de ulan ya gerçekse derim de tutunurum bunca materyale.

      evet, kış bambaşka. Mandalinadan mı bilemem :)

      Sil
    2. ben senin 22 olduğunu bilmiyorum da demek ki öyleymiş. inanıp inanmamak hiçbir şey değiştirmiyor, o konuda sana katılıyorum. sadece kendi açından çok şey değiştiriyor. orası da en önemlisi sanırını.

      ulan gerçekse dediğin şeylerin gerçek olduğunu anlayabildiğin bir gün olursa, o zaman yazılarını da farklı okursun emin ol.

      mandalina iyidir :)

      Sil
  13. Bloğumun url adresini, başlığını, her şeyi değiştirdim. Eski adıyla Merhaba Ömrüm, şimdinin 'Mucizeli Ben'i oldu. Çok da güzel oldu bence. Sana bunu haber vermeye geldim, bugün bloğumun doğum günü ve üzerime etiket gibi yapıştırdığım o aşktan kendimi kurtarmaya karar verdim. Son olarak onunla konuştuk, beş para etmez birini beklemişim ben yıllarca. Gözümü açtı. Artık 'Mucize' olduğumu kanıtlarcasına yazacağım. O sayfa kapandı, bitti. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Harika bir karar. İnan o kadar sevindim ki. Bundan sonra gülümsemeler olsun bol bol. Hemen yeni sen'i görmeye geliyorum :)

      Sil
  14. Dünya bir halı gibi ayaklarımızın altından çekiliyormuş ve bizim buna karşı koyacak enerjimizin ivmeyle azaldığı, çaresizlik demeyelim de olmazlık kapladı bir hayalet gibi gök yüzümüzü.Olmuyor.Olmuyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Uzun uzun neler yazabilirim buraya biliyorsun.. Anlaşılmanın dibine vurduğun yegane insan, yine beni anladığın için, böyle dile getirdiğin için çok teşekkür ederim.
      Gök yüzünün de, olmazlıkların da tek nedeni kendi zihnimiz. Olmuyor evet, olsun diye de pek çaba sarfettiğimiz söylenemez. Bazılarımızın hayatı da hayatı anlamlandırma şekli de bu kadar işte.

      Sil
  15. Şarkı ah o şarkı...çok sevdim...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bazı şarkılar böyle işte.. ah ya.

      Sil
  16. emilia yorumları bile okudum biliyormusun :)
    susarak gülümseme modundayım bende bu aralar
    söylediklerin söylediğin yerde değerini ve anlamını bulmuyorsa boşver bende kalsın diyorsun zamanla , hakedenlere saklıyorum içimde , hepsi benim :)
    ve bu sözleri eden biri 22 yaşında çocuk yapamaz dimi

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bilmem, yapamaz galiba..
      Tüm değerlerin yerini zamanla boş vermişlik mi alıyor ne?

      Sil
  17. blogumda senin için bir mim var ;)

    YanıtlaSil
  18. Hakketten iyi yapmışlar.
    Bu şarkıya karşı; bir sandalın içinde bazen derinine yas tutmakta lazım. Bırak kendini sandala rüzgar götürsün. Bazen iyi geliyor düşmek.. Ömür boyu sürerse yalan;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Estiği yere kadar işte. Teşekkür ederim bu güzel yorum için sevgili Sıdıka.

      Sil
  19. Üşüyünce sıcacık eve gelip ısınırız, ya o cehennem sıcağında evlere bile sığamayız. Ah o terlemek bide :(
    Şubat ayında doğdum ve kış benim mevsimim.
    Şarkının eşliğinde okuyor-yazıyorum. Şahane...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben yaz çocuklarındanım. Temmuzun en leş zamanında doğmuşum. Bilinçlendikçe büyümeler de değişiyor malum. Yazlar kötü, Kışlar şahane! :)

      Sil
  20. Great post Emilia, congratulations and greetings from:
    http://leyendas-de-oriente.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dear Oz, thanks for comment.
      i'll visit your blog as soon as possible.

      Sil
  21. Ooo sevgi dolu yorgun emiliam sende ben gilbi paylasom olayında pause modundamısın nasılsın melegim özledim yazını sonrada yorumları okudum ve seni ne tatlı buldum ve ne olgun
    Sevgilerimle canım

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 1 haftalığına inzivaya çekildim sevgili Devinim. En çok aklıma gelen blog dostlarımdansın. Valizi yerleştirdiğimde kahvemi alıp ziyarete geleceğim sana.

      Sil
  22. Mimin var blogumda canımmm

    YanıtlaSil
  23. Süper dizi motor olsun çöpten olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ama şimdi 100 cc'lik scooterlara da motor denilmez ki.
      Ve eve süper dizi! :) chopperlarıyla, dövmeli adamlarıyla ve blues/rock'n roll soundtrackleriyle.. Ah ya.

      Sil
  24. bu dizidende bu müziktende sayende haberim oldu
    müziği sevdm diziyide kaydettim sık kullanılanlarıma
    bakıcam :) tşkler arkdşım

    YanıtlaSil