Geleceğe dip not:
Alsancak bu gece başka güzeldi, üşüttü, sardı, öptü. Hayata dair ne kadar serzeniş varsa kıyıya vurdu hepsi. Biz de o engin mavilikte yüzdük.
O teknenin ucuna gidip sallandırmak vardı ayaklarımızı, sanki ayışığı yıllar sonra yakomaza çakmış gibiydi, öyle bir akşamdı, öyle bir sabah.
Çimlerde uzanırken gece bilmem kaçta, iliklerim titrese de aynı müziği duymak neşelendirdi saatleri.
Huzur gibiydi.
Uzun zamandı onu ilk görüşüm, kapıyı çalışı, benim karşılayaşım. Kayıptan sonra kapı nasıl açılır, hayatın bu noktasında nasıl durulur bilmiyordum.
Sadece ayağa kalktım..
Günü güzel kılana teşekkür edip, titremeleri yok sayıyorum.
Alsancak, Kordon, İzmir;
Koynunda uyumak hep güzel geldi bana.
Ciğerimdeki hastalığı görmedim, boğmadı nefes.
İzmir..
Ne de güzelsin bugün..
Ölümsüz gibi..
Tanrıçalar kıskanıyor gibi..
Duyuyorum.
28 Ağustos 2011 Pazar
17 Ağustos 2011 Çarşamba
we come and go
Misan'ın gittiğini yeni öğreniyorum. Söylemek istemiş de anlamamışım.
Oysa yarım kalan viskimiz ve dansımız vardı.
Sessiz gitmesi karanlık renkler bıraktı bende. Bir daha göremezsem toz hakim olacak şarkılara. Eddie!
Malum, insan arınmak istemiyor yanılgısından. Olay samimiyette. Mantığın şeytani dürtülerine rağmen always samimiyet!
Eh bilirdik Misan, Tom Waits dinleyerek dans etmeyi. Ya da sabahın 4ünde haydi yürüyüşe diyip de ayaklarımız sudayken sabahlamayı. Yüzümüzü yalayan rüzgarı. Bildik Misan bildik. Samimiyettendik.
Çok anlam yüklememek gerek yazılanlara. Bilirsin Misan bilirsin.
Cohen eşliğinde dans teklif ediyorum sana, tutunası bir yanı var bu gidişin, düşmeyeceksin.
Belki gelirim demiştin ya, geleceksin. Sonra başlayacağız tutkulu anıların sessizliğini anlatmaya en ağrılı yanlarımızdan. Sonra yanağından öperken çevireceksin yüzünü yine. Bu sefer gülüp geçmeyecek zaman.
Sevişecek gece kıpkırmızı kırlarda. Masumiyet çalınacak, en ince notasından sevmelerin.
Sonra gideceğiz bir yasak elmayı daha çürütmenin günahıyla.
Engin mavilere yelken açacak adımlar. Bilirsin denizler hep bilgedir bu krallıklarda.
Yüzeceğiz yeniden.
Sonra yeniden gece olacak.
Tez zamanda gel e mi!
12 Temmuz 2011 Salı
Doğduk gündük
Biz yaz çocukları biliyoruz yalnızlığı diye boşuna dememiştim zamanında. Seni çok sevdiğini söyleyen tüm insanların yüzeysel olmasının verdiği kaotik düşünce trenleri.
Demir yolları kırasım geliyor bugün.
Kimsenin gerçekliğini kabul edemiyorum. Ara ara sevmekten vazgeçsem insanları her şey daha gerçek olurdu sanırım.
Neyi önemsediğini bilememenin, bazense bilip de kabul edememenin paradoksluğu, gıdım gıdım doğruyor günleri. Kaç benliğim var, hangisinde ne kadar varım bilmiyorum.
Doğum günü dileklerinin o yepyeni yarınlara hükmü olur mu ? Bunu insanlar bilmiyor.
Geleceğe hatırlatma babında 1: Misan ile sahilevlerindeydik. Deniz kenarına oturup viski içip sabahın 7sine kadar sohbet ettik. Hava aydınlanmasaydı iç çamaşırlarıyla denize girecektik. Olmayınca yarına erteledik.
Geleceğe hatırlatma babında 2: Hep yanımda olacak adamı, kirli sakallıyı, "sakalı kirli olanı" ...
En güzeli şu sanırım;
Doğum günüm kutlu olsun.
Otis Taylor'dan gelsin bize, -"gelişi güzel olsun diye gün."- ten million slaves.
Demir yolları kırasım geliyor bugün.
Kimsenin gerçekliğini kabul edemiyorum. Ara ara sevmekten vazgeçsem insanları her şey daha gerçek olurdu sanırım.
Neyi önemsediğini bilememenin, bazense bilip de kabul edememenin paradoksluğu, gıdım gıdım doğruyor günleri. Kaç benliğim var, hangisinde ne kadar varım bilmiyorum.
Doğum günü dileklerinin o yepyeni yarınlara hükmü olur mu ? Bunu insanlar bilmiyor.
Geleceğe hatırlatma babında 1: Misan ile sahilevlerindeydik. Deniz kenarına oturup viski içip sabahın 7sine kadar sohbet ettik. Hava aydınlanmasaydı iç çamaşırlarıyla denize girecektik. Olmayınca yarına erteledik.
Geleceğe hatırlatma babında 2: Hep yanımda olacak adamı, kirli sakallıyı, "sakalı kirli olanı" ...
En güzeli şu sanırım;
Doğum günüm kutlu olsun.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)